18 Nisan 2010 Pazar

coming soon posts

İşte yeni başladığım gömleğim. Çoğu bitti azı kaldı diyebilirim. Bu hafta içinde bitmiş halini de koyucam bloguma ama baya değişicek :)
Bu gömlek salı günü yapmaya başlayacağım eteğimin üzerine olucak, umarım bitince de güzel olur. Salı günü eteğin başlangıç halini de yayınlayacağım :))
Ve elbisem.. Bitmeden önceki son hali, kollar ve yakayı yaptım, çarşamba günü bitmiş hali burda olucak :)

Yorumlarınızı eksik etmeyin, eleştiriye açığım. Bakan okuyan herkese de teşekkürler.

Yarın görüşmek üzere :)

16 Nisan 2010 Cuma

by hands. really

İşte vintage shoptan almış olduğum elbiselerden birinin kalıbını kullarak yaptığım elbisem. Sadece 2 günde bu hale getirdim ama ayrıntılar daha çok zaman alıyo, yarın biraz daha ilerlemiş halinin resimlerini koyucam.

Dikmeye başladığımda kesin kumaşı ziyan edicem diyodum, ama gördüm ki ortaya baya güzel bişey çıkıyo, kendi seviyem için mükemmel hatta.

Burada daha eteği tutturmamıştım, bugünkü çalışmalarımda kollarını, boyun oyuğunu, iç dikişlerindeki bazı ayrıntıları ancak bitirdim, görüntü olarak daha temiz gözüküyo ama bi sonraki resimle henüz aynı.

Ama değişecek :)Bu da şimdilik son hali. Yarın yeni resimler gelicek :)

8 Nisan 2010 Perşembe

i said vintage he said YES

İşte Floransa keşfinin en önemli parçası. Vintage Dünyası :)))))

Bugün bu dışardan hiçbişey gibi gözüken vintage mağazasına fashion show için değiştirerek kullanabileceğimiz kıyafetler almaya gittik. Benim planlarım biraz farklı olduğu için her birine 5-15 euro ödediğim 20 ye yakın parça kıyafet aldım. Tabii giyinmek için değil.

Ben buradan aldığım bazı kıyafetlerin kalıplarını kullanarak iki gün önce almış olduğum kumaşlarla tekrardan dikicem. Aldıklarımdan hangilerini kullanacağıma karar verdim, sökmeye başladım. İşte fotoğraflar.







7 Nisan 2010 Çarşamba

'gori'l

8 Mayısta yapılacak olan Fashion Showumuz için kıyafetler dikicez. Bunun için de hazırlığın ilk aşaması olan kumaş seçmek ve almak üzere Floransaya yarım saat uzaklıktaki kumaş outlet fabrikasına gittik ve kendi adıma mutluluktan öldüğüm, her gün oraya gidebileceğimi hissettiğim, kendimi oraya ait hissettiğim biyerdi. Çok güzel kumaşlar aldım. Onların fotoğrafları da daha sonra ama sadece bitanesini koydum. Aşağıdaki resim Gori'nin genel görünüşü.

Bu pembe altınlı kumaş bu kada yaldızlı olmamakla birlikte aldıklarımdan biri. Henüz hangi kumaşla ne yapacağıma karar vermedim ama onu da yarından sonra karar vericem.

Aşağıdaki fotoğraf da girişten bi kare:)

Ve son olarak da elimizde kumaşlarımız geri döndük. Gori, tam bi cennetti...

4 Nisan 2010 Pazar

fully colorful inside my soul








İşte çamaşır sulaması :)

Pantolonun çamaşır suyu sıçramış ve gözüme kötü gözüken hali soldakiydi. Dün aldım Aceyi elime ve bi kaba biraz döktüm. Daha sonra içinden acenin kapağıyla alarak pantolonun üstüne sıçrattım. Bazen kapağını bastırarak yuvarlaklar yaptım bazen de kapakla düz çizgiler çektim. Aslında nasıl içimden geldiyse öyle sıçrattım, heryerini doldurunca da durdum ve kurumaya bıraktım. Sonra da makinede yıkayacağım. Hatırlatmak istediğim son bişey bütün pantolonlar turuncuya dönmeyebilir. Ben bu pantolonu berskhadan almıştım, eğer denemek isterseniz ilk olarak pantolonun gözükmeyen biyerinde deneyin derim.

İşte pantolonumun son hali:

2 Nisan 2010 Cuma

cutting edge


Bugünkü dersimiz pantolon kesme sanatı:

Günün birinde Zara indirime girmişti ve bakarken 12tl ye bi pantolon görmüştüm. Fakat bedeni büyük, boyu da uzundu. Yine de şansımı denemek istemiştim çünkü kotun üstündeki yılan desenleri çok hoşuma gitmişti. Pantolon üstüme oldu ve ben de almaya karar verdim.

Fakat pantolonları dışa kıvırarak giymeyi hiç sevmem. Boyunu kestirsem paçaları bi acayip aşağı doğru daralıyo. O sıra da boyfriend fitch almak istiyodum, dedim ki Burcu sen bu işi yaparsın.

Pantolonun boyunu paçaları bildiğin kağıt makasıyla keserek kısalttım. Sonra da bi güzel katladım. Sırada o yırtık salaş görüntü vardı. Eğer pantolonu yırtık yırtık yapıcaksanız asla makas kullanmayın. Sırrımı söylüyorum: BIÇAK! ama eski olsun biraz kör olsun ucu yani :)

Bıçağı aldım elime ilk önce ceplerin tam altında bikaç kere aynı yöne sürttüm ama asla tamamen kesmedim, sadece ucundan bi delik açtım, sonra diğer istediğim yerlere de büyüklü küçüklü aynı işlemi yaptım. Sonra bıçakla iyce deforme ettiğim çizdileri elimle açarak büyüttüm ve kesikler haline getirdim. Böylece iplikleri de kurtararak yırtıklar elde etmiş oldum. Siz de aynı yöntemlerle istediğiniz şekilde güzel kesikler elde edebilirsiniz. Pantolonun sadece arkasına yada bi bacağın önüne bi bacağın arkasına... Denemek bedava :)Yarın da çamaşır suy sıçrayan pantolonumu yenileme aşamarımı yazıcam. Yarın görüşmek üzere :)

animal love

Ellerini, tırnaklarını ve kollarını boyayarak hayvanlara benzeten bi adam ve bi kadın. Yaratıcı olmak gölgede kartal yapmaktan başlamış olduğuklarını hayal etmek, bunları görmek güzeldi. İşte o adam ve kadının vidyosunun bi kısmı. Çok büyük bi iş başarmış olmayabilirler ama ben çok sevdim.

video

Bunlar da müzeden birkaç resim

forever, forever.


Forever 21 siparişlerim bugün okul postasına ulaştı. Ama Amerikadan değil Türkiyeden :)Çünkü çok saçma ama İtalyaya göndermiyolar.
Sandaletleri giymeme dahavakit olabilir ama yüzüklerimi ve gözlüğümü en yakın zamanda takıp fotoğrafları koyucam.
Mağazanın internet adresi www.forever21.com, Türkiye için 30 dolar gibi bi shipping ücreti var ama iyi yanı dolarla satış yapması. Burda euronun pahalılığından baymış bi ben için en iyi yanı oydu :) 10 iş gününde de elinize ulaşıyo :)

me myself and draw



Kumaşın desenini kıyafete yansıtmayı öğreniyorum bunlar da çizimlerim. İş hayatında işime yarayacak mı bilmiyorum ama bilmekten zarar gelmez. Kullandığımız boyalar genelde kuru boya kalemi oluyo, ama altına sert bi tül koyup kumaş görüntüsünü vermeye çalışıyoruz, bunlar sadece denemeydi... Görüşler benim için önemli.

31 Mart 2010 Çarşamba

piazza pizza ugg

Dün bahsettiğim Vintage kıyafetlerden dağları olan fabrikaya alışveriş yapmaya gidemedik, çünkü sadece şirketlere satışı varmış. Ama haftaya hem kumaşçı hem de vintage satan mağazalara gidicem, vintage ve kumaş fotoğrafları haftaya. Bugün boş durmadık, Ayçayla Floransa'nın meşhur pizzacısı Pizza Gusto'ya gidip pizza yedik.
Havalar henüz güzelleştiği için floransaya ait şeyleri yeni yeni yapmaya başladık. Yarın bi müze gezisi yapma ve Duomonun tepesine çıkma planımız var. Fotograflar yarın :)

Gustonun sipariş arabası...

Bu arada kazağımı H&Mden aldım, hava soğuk olduğu için de tayt ve Ugglarla giydim :)

Uggların en çok bu rengini ve siyahını seviyorum.

Sipariş ettiğim Ugglar da bunlar. Bunların en çok ayağa giyildiğinde aşağı doğru esnemesi, baharda bi tayt bi tişört bi de bunlar süper olucak! :) Belki bi de şapka takabiliriz.
Ugg ın orijinal sitesinde bu botların fiyatı 140 dolar. İtalyada satılmıyor. Türkiyede ne kadar olduğunu bilmiyorum.






Haftaya arkadaşım Miraydan öğrenerek bi gece alışveriş yaptığım Forever 21 siparişlerim gelicektir. Onların da fotoğraflarını koyucam. Ben tam bi yüzük bağımlısı olduğum için çok şeker yüzükler aldım. Sabırsızlıkla bekliyorum :)

29 Mart 2010 Pazartesi

my dream store: bicicletta firenze


Floransa gibi bi yerde bisikleti ya çalıcan, ya 120euro ödemeyi kabul edicen. Beni tanıyan bi bisiklete 120 euro ödemeyeceğimi kesinlikle bilir :) Floransa Universitesinin mesaj panosundan bisiklet ilanını bulup advisor ıma arattım, bisikletçi adamla 50 ve 60 euroluk iki bisikletle bir meydanda saat 5 buçukta buluşacağımıza dair sözleştik. 60 euroluk olan artık benim.Ayça ve ben baktık ki bu meydanda yeşillik alan var, instuto d'arte'nin bahçesinde demlenelim dedik. Biraz da yeni keşfettiğimiz Coop'ta alışveriş yaptık ve bugün Floransa'yı çok sevdik.Pembe ayakkabılarımı H&M'den 10 euroya, yırtık pantolonumu da Zara'dan 7 euroya aldım. Yalnız söylemek isterim ki bu tarz pantolonları genelde yırtık kısımlarına kumaş dikili satıyolar, benimkinin yırtık kısımlarında siyah danteller vardı. Ben pantolonu ters çevirerek o yırtık yerlerdeki dantelleri kestim ve kendiliğinden yırtık bi pantolona kavuştum :)
Şalımsa burda keşfettiğim Vintage bi butikten 5 euro...

Yarın Floransaya yakın ufak bi şehir Prato'nun yakınındaki büyük bi vintage dükkanından kiloyla kıyafet almaya gidicez... Seçtiğim parçalar için yarın burdayım :)

28 Mart 2010 Pazar

world is mine

Bugün Melisa'yla Arno Nehrine indik... Evet gerçekten indik.

Melisa'nın adını hatırlamadığım dersinin ödevine seçmiş olduğu konu 'sadece evde yapılacak şeylerin sokak mekanlarında yapılması'. Sokakta yemek yapmak, uyumak, BULAŞIK YIKAMAK gibi.. Arnoda bulaşık yıkadım...

Daha sonrasındaysa orada bulunan graffitilere dayanamadık ve...

İşte böyle güzel resimler seçtik... Bugün ben bi bulaşıkçı ve bi hippiydim. Bir şalı başımıza öyle bağlar bi de yuvarlak gözükler takarsak...
HEPİMİZ 1 GÜNLÜĞÜNE HİPPİ OLABİLİRİZ :)

27 Mart 2010 Cumartesi

what we have done with bags

Tarz olarak hiç bir zaman her renkten giyinen bi insan olmamışımdır. Bu resimde Floransada havalar güzelleşmeye başlayınca en sevdiğim ikili olan külotlu çorap ve babet giydiğimi görüyoruz :) Siyahla başlamışken siyahla devam edip elbiseyi de montu da siyah seçmiştim.

Herşey siyah olunca çanta da kırmızı olsun dedim ve gözlükleri de ona uydurdum.

Bu siyah elbisemi Zara'nın 13 yaş çocuk reyonundan almıştım. Genelde özellikle kışın giycek bişey bulamadığımda hep bu elbisemi giyerim. Montumu H&M den 10 euroya aldığımı itiraf ediyorum. Çantam da mango.

that's me who stands under that streetlight.

Bu bi arkadaşımın gözünden ben.

İstediğim hedefe giden yolda insanlarla neler yaptığımı, giydiğimi, beğendiğim detayları, çalışmaları paylaşmak üzere burdayım.

Sadece kıyafetler değil sevdiğim ve akıl edebildiğim tüm detayları yazmaya karar verdim. Dikilmesini hayal ettiğim kıyafetleri tarif edicem zaman zaman. Kendim için bi çalışma da diyebiliriz.

Takip edilirsem sevinirim, edilmezsem de kendi kendime çalışır dururum :)

Başlayabiliriz..